Sözlükte "ideal" ne demek?

1. Ülkü, mefkre.
2. Düşüncenin tasarlayabileceği bütün üstün nitelikleri kendinde toplayan, ülküsel.
3. Fels. yalnız dütünceyle kavranabilen.

İdeal kelimesinin ingilizcesi

n. idea or standard of perfection, pattern, model; person or thing which embodies a standard of perfection; aspiration, aim, goal
adj. perfect; imaginary, existing only in the mind; excellent, best; exemplary; embodying a standard of perfection
n. ideal, idea or standard of perfection, pattern, model; person or thing which embodies a standard of perfection
Köken: Fransızca

İdeal nedir? (Felsefe)

Toplumsal ilişkilerin ve gelişme süreçlerinin —örnek tutulacak maddeler, geleceğe İlişkin en yüce amaç, hedefler ve tasarımlar biçiminde-- özgül olarak dile getirilmesi. Bu amaç ve tasarımlar, insanların eylemlerini ve davranışlarını yönlendirir, insanları harekete geçirirler. İdeallerin oluşumu, ulaşılmaya çalışılan hedeflerin zihinde önceden tahmin edilmesini isteyen yaşam faaliyetinin tipik bir özelliğidir.

İdealler, insanın pratik yaşam faaliyetinden türerler ve içerikleri bakımından, ekonomik, toplumsal ve politik ilişkilerce belirlenirler uzlaşmaz çelişkiler taşıyan sınıflı toplumlarda idealler sınıfsal bir karakter taşırlar ve egemen sınıfın ideolojisiyle ve psikolojisiyle sıkı bir bağ içindedirler.

İdealler toplumsal yaşamın her alanına uzanabilirler, bu nedenle toplumsal, politik, ahlaksal, estetik vb. ideallerden söz edebiliriz.

Burjuvazinin, yükselme dönemindeki özgürlük, eşitlik, kardeşlik gibi idealleri, feodalizme karşı verdiği savaşımda, önemli sınıf çıkarlarını dile getirmişler ve daha yüksek bir sosyo-ekonomik kuruluş özlemini taşımışlardı ancak aynı zamanda yanılsatıcı bir yanları davardı çünkü burjuva toplumu, onları gerçekleştirme gücünden tamamen yoksundu, ya da çok az gerçekleştirme olanağı vardı. Ütopik sosyalistlerin kusursuz, mükemmel bir toplum tasarısı idealleri de, burjuvazinin bu çelişkisinden kaynaklanıyor ve onları gerçekleştirecek maddi koşullar ve gerçek toplumsal güçler ortada bulunmadığı için bir düş olmaktan öteye gidemiyordu.

Marksçılık, bu tarz ütopik ideallerden tam bir uzaklaşma demektir: «Komünizm bizim için zihinsel bir kurgu, gerçeğin, kendini ona göre yönelteceği bir ideal değildir. Biz komünizmi, şimdiki duruma son verecek gerçek hareket diye tanımlıyoruz» (Marks). Toplumsal gelişmenin tabi olduğu nesnel yasaların öğrenilmesi, komünist sosyo-ekonomik kuruluşun maddi önkoşullarının kapitalist sistem içinde ortaya çıkması ve işçi sınıfının, maddi yaşamkoşullarından ötürü, kapitalist toplumu tarihsel bakımdan aşacak ve komünist toplumu kuracak olan biricik toplumsal güç olduğununanlaşılması, ütopik ideallerin kurulmasını olanaksız ve gereksiz hale getirmiştir.

İşçi sınıfının ideali -komünizm ideali yada her yanıyla gelişmiş bireyler ideali- bu bakımdan tamamen değişik bir karakter taşır. İşçi sınıfının idealleri, toplumsal gelişmenin tabi olduğu yasal düzenliliklerin kavranmasına dayanan, hedefe, amaca ilişkin tasarımlardır ve genel teorik biçimde, işçi sınıfının yeni sosyoekonomik kuruluşu gerçekleştirirken ortaya koyduğu toplumsal pratiğin gelecekteki sonuçlarının önceden tahmini anlamını taşırlar. Bu idealler yönlendirici dayanak noktaları olarak, tarihsel eylemde aktifleştirici rol oynarlar ve pratik deneyimlerin ve ilerici bilgilerin temeli üstünde somutlaşırlar.